Kaygı
Kaygı Bozukluğunda Bilişsel Davranışçı Terapi: Kanıta Dayalı Bir Yaklaşım
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), kaygı bozukluklarında en çok araştırılmış psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Kaygı döngüsünü ve BDT’nin bu döngüyü nasıl değiştirdiğini anlatıyorum.
Sıla Gündüz Zeren, Uzman Klinik Psikolog · 6 Ekim 2026 · 2 dk okuma

Kısaca
Bilişsel davranışçı terapi (BDT), kaygı bozukluklarında en çok araştırılmış psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Kaygıyı sürdüren felaketleştirici yorumları, kaçınma ve güvenlik davranışlarını fark etmeye; düşünce kayıtları ve kademeli maruz bırakma ile korkulan durumlarla adım adım yüzleşmeye dayanır.
Kaygı, tehlikeye karşı bizi hazırlayan doğal ve gerekli bir duygudur. Ancak gerçek bir tehlike olmadığında da yoğun biçimde ortaya çıkıyor, uzun süre devam ediyor ve günlük yaşamı kısıtlıyorsa bir kaygı bozukluğunun parçası olabilir.
Yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk, sosyal kaygı bozukluğu ve özgül fobiler bu gruptadır. Bu yazıda bilişsel davranışçı terapinin kaygıyla nasıl çalıştığını anlatıyorum.
Kaygı döngüsü nasıl işler?
BDT’ye göre kaygıyı sürdüren şey yalnızca durumun kendisi değil, o durumla ilgili yorumlarımız ve ardından yaptıklarımızdır. Örneğin kalp çarpıntısını “kalp krizi geçiriyorum” diye yorumlamak kaygıyı artırır; artan kaygı bedensel belirtileri yoğunlaştırır ve döngü kendini besler.
Kişi rahatlamak için durumdan kaçındığında kaygı kısa vadede azalır; ancak zihin “kaçtığım için kurtuldum” sonucunu öğrenir. Böylece kaçınma uzun vadede kaygıyı büyütür.
Bilişsel davranışçı terapi kaygıda nasıl uygulanır?
- Psikoeğitim: Kaygının bedendeki ve zihindeki işleyişini anlamak, belirtilerin daha az korkutucu hale gelmesine yardımcı olur.
- Düşünce kayıtları: Kaygıyı tetikleyen otomatik düşünceler fark edilir, kanıtlar ve alternatif açıklamalarla birlikte incelenir.
- Kademeli maruz bırakma: Kaçınılan durumlarla, kişinin hazır olduğu düzeyden başlayarak adım adım ve planlı biçimde yüzleşilir.
- Güvenlik davranışlarını azaltmak: Sürekli kontrol etme, güvence arama gibi davranışların kaygıyı nasıl sürdürdüğü görülür ve azaltılır.
- Beceri çalışmaları: Nefes, gevşeme ve dikkat yönlendirme gibi beceriler, sürecin destekleyici parçaları olarak kullanılabilir.
BDT ne kadar sürer?
BDT genellikle hedefleri belirli, yapılandırılmış ve görece kısa süreli bir yaklaşımdır. Süre; kaygının türüne, ne zamandır sürdüğüne ve günlük yaşamı ne kadar etkilediğine göre değişir. Seans aralarında yapılan küçük ev çalışmaları sürecin önemli bir parçasıdır.
BDT dışında hangi yaklaşımlar kullanılabilir?
Kişinin ihtiyacına göre BDT, kabul ve kararlılık terapisi gibi yaklaşımlarla birlikte kullanılabilir. Kaygıyla savaşmak yerine ona yer açarak değerlere uygun yaşamayı hedefleyen yaklaşım için ACT terapisi yazısına göz atabilirsiniz.
Kaygı belirtileri ağırsa ya da depresif belirtilerle birlikte görülüyorsa psikiyatrik değerlendirme de önerilebilir. Bu konuda depresyonda ilaç ve terapi yazısı fikir verebilir.
Kaygı için ne zaman destek alınmalı?
Kaygı haftalardır sürüyorsa, uyku ve odaklanmayı bozuyorsa, kişi belirli yerlerden, insanlardan veya etkinliklerden giderek daha fazla kaçınıyorsa ya da panik atak benzeri yoğun ataklar yaşanıyorsa bir uzmana danışmak yararlı olabilir. Bedensel belirtiler ilk kez ortaya çıkıyorsa tıbbi bir nedenin dışlanması için hekime başvurmak da önemlidir.
Kaygı ile ilgili bireysel terapi görüşmeleri Mimaroba’daki klinikte yüz yüze ya da uygun olduğunda online yürütülebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Kendi durumunuzu bir ruh sağlığı uzmanıyla değerlendirmeniz önerilir.
Merak edilenler
Sıkça Sorulan Sorular
Bilişsel davranışçı terapi kaygıda etkili mi?
BDT, yaygın kaygı bozukluğu, panik bozukluk ve sosyal kaygı bozukluğu gibi kaygı bozukluklarında etkinliği en çok araştırılmış psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Kişiye uygunluğu ilk değerlendirmede belirlenir.
Maruz bırakma çalışması zorlayıcı mı?
Maruz bırakma, kişinin hazır olduğu düzeyden başlayarak kademeli ve planlı biçimde yapılır. Amaç kişiyi bunaltmak değil, kaçınılan durumlarla güvenli adımlarla yeniden ilişki kurmasını sağlamaktır.
Kaygı bozukluğu tamamen geçer mi?
Amaç hiç kaygı hissetmemek değildir; çünkü kaygı doğal bir duygudur. Hedef, kaygının günlük yaşamı yönetmesini engelleyecek becerileri geliştirmek ve kaçınmayı azaltmaktır.
Kaygı için ilaç gerekir mi?
Bazı durumlarda psikoterapiyle birlikte ilaç tedavisi önerilebilir. İlaç gerekip gerekmediğine psikiyatrist karar verir; psikologlar ilaç yazmaz.
Bir görüşme planlamak ister misiniz?
Yüz yüze ya da online terapi süreciniz hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Mimaroba Mahallesi, Mustafa Kemal Bulvarı No:4/1, Colorist B Blok, Kat:6, Daire:89, 34535 Büyükçekmece / İstanbul
Her gün 09.00–21.00